
Son zamanlarda beslenme tarzım sadece ve sadece vicdan azabı yoluyla gıda alma şekline dönüştü.. Hamile bayanların günde 1200 ml. Kalsiyum almaları gerekliliği nedeniyle yediğim içtiğim her şey vicdani boyutlarda artık.
Şöyle ki, gün içinde tükettiğim / tüketmem gereken gıda maddelerini alt alta yazınca şöyle kallavi bir liste çıkıyor ortaya :
* En az 2,5 litre su (Malum hamileler için su içmek çok hayati)
* 0,5 litre süt (Günlük kalori ihtiyacının yarısını karşılıyor ancak.. Üstelik ben sütten nefret ederim, hala içerken midem altüst oluyor.)
* Sabah kahvaltıda 4 zeytin, 2 kibrit kutusu kadar beyaz peynir, 2 dilim kepekli ekmek, 1 kupa açık çay ya da 1 kupa Lipton Erik-tarçın çayı. (Beyaz peynir, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı)
* Kuşluk vakti 1 porsiyon mevya (Vitamin de almak lazım)
* Öğle yemeğinde 1 kase çorba, 1 tabak sebze yemeği ya da 1 porsiyon et/balık (şu ara tavuk yiyemiyorum), bol salata, 2 dilim kepekli ekmek, 1 kutu ayran (Ayran yine günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı)
* Akşam üzeri öğünü 1 : 1 kase yoğurt ya da 1 büyük ayran (günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamaya yardımcı)
* Akşam üzeri öğünü 2 : 1 porsiyon meyva (Vitamin desteğine devam)
* Akşam yemeği : 1 kase çorba, 1 tabak sebze yemeği ya da 1 porsiyon et/balık (şu ara tavuk yiyemiyorum), bol salata, 1 kase yoğurt. (Ama genelde akşam yemekleri sadece ana yemek yiyorum çünkü gün içinde yediklerim nedeniyle hiç acıkmıyorum, daha çok bir görev gibi yiyorum. Bir de haftada 2 akşam balık, 1 akşam kırmızı et, kalan günlerde de sebze yapmaya özen gösteriyorum.)
* Akşam yemeğinden sonra : 1 porsiyon mevya (Genelde yiyemiyorum, canım istemiyor)
Tabi bu öğünler bir önceki gün düzgün beslenmişsem böyle oluyorlar. Mesela bir önceki gün diyelim ki akşamüzeri ya da akşam yemeğinde ayran ya da yoğurt tüketmedim.. Hemen ertesi günü salatanın üzerine birkaç parça beyaz peynir olarak geri dönüyor bu bana.. Mesela cumartesi-Pazar günleri süt içmediğim için şu an yoğurt-ayran kürü yapıyorum resmen. Öğle yemeğinde orman kebabı yerine peynir tabağı aldım, yanında bir de büyük bardakla ayran içtim. Yemekten dönerken de yanıma 1 ayran daha ve 1 kase kadar da yoğurtlu semizotu salatası aldım ki, öğleden sonra mevya yerine bunları yiyeceğim. Tabi daha içmem gereken sütün de yarısını içtim.. O da dikiliyor başımda “iç beni iç beni” diye.. Ha bu arada bu süt, yoğurt vs.. mümkün olduğunca %0 yağlı ürünler.. Kesinlikle lezzetsizler yani..
Sonuçta biliyorum ki bebeğim kalsiyum ihtiyacını benden karşılıyor ve bu yediklerim onun benden aldıklarını yerine koyma çabası.. Ama su içmek, mevya-sebze-et-balık tüketmek de onun için çok önemli..
İşin içinden çıkamıyorum yani.. Ye ye bitmiyor listedekiler, ben ki bilen bilir, oburumdur, yıllardır kilo sorunumla uğraşırım, hatta son diyetisyen olayında 15 kg. verdim, çok yemek yemekten şikayet edeceğim aklıma bile gelmezdi..
Tabi eskiden canımın istediği şeyler genelde hamur işi ve tatlı olurdu.. Şimdiki favori kaçamaklarım ise turşu suyu içmek, acılı ketçabı makarnaya boca etmek, salataların bol limonlu suyunu kafaya dikmek gibi sadece acı ve ekşi şeyler tüketmek şeklinde oluyor..
Aslında canım gün içinde yediklerimin çoğunu istemiyor. Ama yemem lazım deyip, sürekli beslenme moduna giriyorum.. Üstelik bu hiç de zevkli değil..
Ben mi çok abartıyorum, yoksa bu iş hep böyle mi yapılır bilemiyorum.. Çocuğu olmuş arkadaşlar yorumlarında fikirlerini paylaşırlarsa çok sevinirim.