04 Nisan 2008

"Çalışan kadına rahatlık batar" Sendromu

37. haftanın sonuna yaklaşırken, bir önceki postta da dediğim gibi artık evden gün sayıyoruz..

Cumartesi gününden itibaren yaptıklarımı özetleyeceğim.

Cumartesi karşıya geçip, Yağız kuzumun doğumgünü partisine katıldım.. Aslında 9 Nisan'dı ama bizim malum durumumuz nedeniyle öne aldık partiyi.. Yağız'ın da canına minnet tabi, öyle seviyorki doğumgünü partisinde olmayı, hediyeler almayı...
Bu resim doğumgününden önce çekilmiş.. Yağız'ım, Yağmur bebek ve Figen'im..

Doğumgünü güzelleri..

Pazar günü ise önceki günün yorgunluğunu atmaya çalışmakla geçti:-) Gelirken annemle babamı da alıp gelmiştik, birkaç gün bizde kaldılar..

Pazartesi ve Salı günleri sanki hafta sonuymuş gibi, evde olmaya adapte olamayarak geçti.. Yaptığım dikkate değer tek şey hastanede ikram edilecek şekerleri hazırlamamdı..

Annemler Salı günü öğleden sonra gittiler. Onlar gidene kadar aman kızım dikkat et, eğilme, kaldırma, ayağına çorap giy gibi... onlarca pış pış ve nazlanma nedeniyle keyif çattım açıkçası:-)
Çarşamba günü ortalık toparlama, kallavi bir ütü olayı ve evdeki ıvır zıvır işlerle geçti.. Perşembe sabahtan ise doğru mutfağa girdim. Önce buzdolabı battı gözüme.. İçiydi, dışıydı, raflarıydı derken, hadi buzdolabı kırklandı, bari şu tezgahlar ve üzerindeki beyaz eşyayı da cifleyelim, dezenfekte edelim muhabbeti.. Kilere sıra gelmedi malesef, orası halen yapılacaklar listesinde var.. Sonra aynı gün markete alışverişe gittim, bir de üzerine mutfağa girip bezelye yemeği yaptım, kadayıflı-cevizli sütlü tatlı yaptım ve ertesi gün saracağım sebzeli börek için sebzeleri haşladım ezdim.. Bir de üzerine akşam saat 7'deli NST randevusuna gidince, gece tüm pilim bitmişti açıkçası..

Bugün ise bahsettiğim sebzeli böreği sardım, ve akşam üzeri biraz ütü yaptım.. Kendini çok yorma diyeceksiniz ama duramıyorum, sürekli ertesi günü ve yapılacak işleri planlıyorum kafamda.. "Çalışan kadına rahatlık batar" sendromu bu herhalde...

Bir de dün bu resimde görülen mikrodalgada sterilizasyon yapan şu aleti aldım. Ancak eve gelip de içini açıp okuyunca, iade etmeye karar verdim. Çünkü ben içine sadece biberonları değil, emziğini, belki bir-iki oyuncağını falan da koyar dezenfekte ederim, kaynatma derdinden kurtulurum diyordum ama bu alet yalnız biberonlar içinmiş. Yani diğerlerini yine kaynatmak gerekecek.. Anlamsız geldi ayrı ayrı uğraşmak, iade edeceğim..

9 yorum:

mummy dedi ki...

Amanın bu ne tempo Filiz:) Korktum postun sonunda 'gecede sancım tutttu gittim doğurdum' diyeceksin diye..(Allah korusun tabiiki)Vallahi ben de bi yapılacak listesi var ki bir sayfaya sığmaz ama annemi bekliyorum mecbur tırsıyorum valla erken doğururum filan diye..Sen de ağırdan al biraz bence..

Bebek şekerlerin de çok güzel olmuş
maviş maviş..Hadi bakalım tamamladın heralde hazırlıkları..Bebişin sağlıkla ve zamanında gelmesine kaldı şimdi iş..
Sevgiler..

Tuba dedi ki...

Sevgili Filiz :)

Birkac gun once kesfettim blogunu ve fotograflarini. Zevkle takip ediyorum. Her sabah yeni birseyler yazip yazmadigina bakiyorum :) Ellerine saglik.

E-mail adresini bulsaydim sana benim blog icin davetiye de gonderecektim.

Icinden gectigin donem, benim gecen iki-uc aydir tanistigim yeni halimi tarif ediyor. Benim su an 32+2'lik oglum da hormonlari tetikleyince bu "yuva yapma" sendromu denen hal ortaya cikti. Kus gibi yuva hazirlamaya baslarmisiz! Ben isten epey once ayrilmak zorunda kaldigim icin, evde bol bol vakit gecirmeye basladiktan sonra, durduk yerde rahat batmaya basladi. Evde dokunup yerini degistirmedigim tek bir toplu igne bile kalmadi.

Bu sendromu birkac adim ilerde yasayanlarin, dolap kulplarini sokup, dezenfekte edip yeniden taktigi da soyleniyor. Ben bu "yuva yapma" sendromu teshisini cok sevimli buldum acikcasi.

Bebeklerimize hazirladigimiz taptaze yuvalarimizda huzurlu, keyifli gunler gecirmemiz dilegiyle :)

gezicini dedi ki...

bende Tefal baby biberonları sterilizasyon yapma aleti var. kullanıyorum ve memnunum.
dikkat et kendine, yorulma aman..
sevgiler
gorki

annesininoglusu dedi ki...

ben de yeni keşfettim sizi
sizi diyorum maaşallah bizim önümüze geçiyor görüşmek üzere
sevgiler...

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

Tamam Filizcigim, temizlik isi basladiysa yakindir dogum. Hele oyle dezenfekte etme isine filan girdiysen, cok yakindir. Hadi hayirlisi. :-)))

Lezzet Aşkı dedi ki...

Fİliz ciğim sen yine de çok yorma kendini. Öpüyorum çok...

Aklımdakiler... dedi ki...

*Mummy cim yok daha doğurmadım ama napıyım duramıyorum.. İşler bana bakıyo ben işlere hadi ucundan yapayım derken yine kaçıyor ipin ucu:-))

* Tuba, hoşgeldin, tanıştığımıza memnun oldum. Mail olayını da iyiki yazmışsın, şimdi ekliyorum siteye de.. Davetiyeni bekleyeceğim:-) filiz.morkoc@gmail.com

* Gorkicim sağol önerin için, sen hiç emzik, oyuncak falan streişl ettin mi peki?

* annesininoglusu, hoşgeldin sende.. memnun olduk tanıştığımıza.

* Esracım, çamaşır suyunun dayanılmaz hafifliği diyorum sadece:-)) Umarım iyisinizdir siz...

*Handecim ayran içtik ayrı düştük yahu.. Bu ev izni beni kopardı valla bloklardan.. Ama sen gel sık sık kusuruma bakma benim:-(

Handan dedi ki...

:D Ben de doğumdan 5 gün önce büyün mutfağı boşaltmıştım. Derken yukarıdaki dolapların içlerine uzanıp silemediğimi fark ederek Can'a sildirmiştim. Sonra alttaki raflara da eğilemediğim ortaya çıktı. Ha ha ha. Dediğin gibi çalışan kadın sendromu olsa gerek. Zira Bilgehan'da çalışmayan bir kadındım. Hiç öyle temizlik dertlerim olmadıydı :D

KeLeBeK dedi ki...

merhaba
ben de aynı sterilizatörden aldım ama sadece biberonlar için ibaresini okumadım biberon emzik, emzik kabı, hatta göğüs kalkanlarını dahi koydum hiçbirşey olmadı gayet güzel sterilize oldular, sadece içerisine plastik ürün koyulmaması gerektiğini biliyorum