20 Ocak 2011

Hastayım, hastasın, hasta...

Yok böyle bir hastalık furyası... İki oğlum ve ben korkunç derecede hastayız günlerdir. Aslında bu bizim eve girip de üçümüzü birden esir alan 3. grip bu kış. Güya grip aşısı oldum bir de... Ama önceki hastalıkları hep ayakta atlattık. Bu fena..

Emre oğlum dün ilk kez boğazının ağrıdığını söyledi ve gösterdi. Keyfi yerinde olmakla birlikte biraz halsiz ve durgundu. Burnu akmıyor ama öksürüyordu.. Bugün sabah uyandığında ateşi vardı. Calpol verdik düştü, bir saat kadar önce yeniden çıkmış. Bu kez Dolven verdiler evdekiler... Evdekiler diyorum çünkü ben ofisteyim..

Erdem oülum ise önceki gece ateşlendi, ölçtük, 38,5 ti, biraz soyduk, bekledik düşmedi, Calpol verdik mecburen. Dün çok salya sümük ve mızmızdı haliyle..

Dün öğlen iki kuzuyu birden alıp doktora gittik apar topar. Feci bir salgın varmış. Beni bile muayene etti doktorumuz, bana da antibiyotik verdi. Emre'ye ise bir balgam sökücü efervesan tablet verdi ve vitaminini balık yağı ile değiştirdi. Küçük Erdem kuzuma ise ilaç yok, anne sütü yeter ona dedi her zamanki gibi.. Dün gece yine ateşlenmişti küçük kuzum, soyup bekledik önce ama ateşi düşmeyince Calpol verdik mecburen. Bugün öğlen gibi yeniden ateşlenmiş Dolven vermiş bakıcımız.

Ben ise iki hasta minik adamın arasında yalnız ve hastayım. Yalnızım çünkü babacık 24 Ocaktaki büyük proje geçişleri için çok çalışıyor ortalama gece birde geliyor eve.. O gelene kadar babaanne bizimle neyseki.. Gerçi varlığı sadece Emreyi Erdem'den uzak tutmaya yetiyor ama bu bile büyük lütuf benim için yalnızken.

Ve çokkkkkkkk hastayım, yorgunum ve uykusuzum. Bu hastalık için dinlenmeden geçmez derler ya, ben dinlenmek bir kenara, rutin uykumu uyuyamıyorum ki. 3 gecedir toplamda 8-10 saat uyku ile duruyorum ve artık tükenmek üzereyim. Kuzulardan bana sıra gelmiyor ki.. antibiyotik umarım işe yarar. Öksürüğüm, burun akıntım, halsizliğim, kısılmış sesim ve ağrıyan boğazımla üzerimden tır geçmiş gibi hissediyorum.

Annem hep "aman çocuklar hasta olmasın onların yerine ben hasta olayım" derdi, şimdi anlıyorum onu. Çocukların hastalığı kabus gibi.. O küçücük bedenleri öksürükle sarsılırken, ateş içinde yanarken ya da gözleri sulu, burunları salya sümük bir medet umar gibi gözlerime bakıp da mızıldarken, ben de eriyorum sanki onlarla birlikte.. Allah hiç kimseyi yavrusuyla sınamasın derler ya, büyük laf o.. İnsanın evladına çare olamaması ne acı veriyor, hastalık grip bile olsa..

Allah beterinden korusun..
Yavrularımızı sağlıkla bizlere bağışlasın Tanrım...amin.................

3 yorum:

Özden dedi ki...

hay allah Filizcim çok geçmiş olsun...

Çiğdemmm dedi ki...

çokkkkk geçmiş olsun, bir an önce terk etsin mikrop evinizi..

kış ayı beter yine.. hep bir salgın hali..

yaa Filiz, biliyor musun bizim halet-i ruhiyemiz çoğu zaman aynı seninle, sanırsam hormanlar :Pp

şu yazımın son paragrafını oku bi, ne demek istediğimi anlayacaksın ; http://benimrenklerim.blogspot.com/2011/01/ilk-dis.html

Zeynep dedi ki...

Çok geçmiş olsun :( Bir an önce iyileşirsiniz umarım..
Sevgiler