26 Şubat 2008

Of daraldım çalışmaktan...

Sevgili günlük,


Biliyorum bu kez arayı çok uzun tuttum ama mazeretim var gerçekten de, çok çalışıyorum... İşler enteresan bir şekilde, izne ayrılmama 6 hafta kala depreşti diyebilirim. Bırak bloğa birşeyler eklemeyi, blogcu kızları okuyacak, yorum bırakacak zaman bile bulamıyorum bazı günler.. Bir arkadaşım "sen şimdi böyle yan çizersen, doğumdan sonra hiç görünmiycen mi ortalıklarda" diyor. Yok yok, yazmaya devam edicem inşallah..


Neyse şimdi birşeyler çiziktiriyorum ya, işlerimin azaldığından değil, bir nefes alma ihtiyacı benimki...


Geçen iki haftada neler mi oldu? Kar nedeniyle Pazartesi işe gelemedim.. Açıkçası o karda evden çıkmaya korktum.. Evde kalınca da kısa günün karı şeklinde ne zamandır beni bekleyen işlere el attım. Ne mi yaptım, oğluma evdeki artık iplerden bir çift patik ördüm, bir bere başladım.. Sonra berenin ipi az geldi gözüme, söktüm, başka bir iple yeniden başladım.. Patiğin fotoğrafıı çekmeyi unuttum, bere bitince ikisini bir yayınlarım artık..


Sonra hemen hemen bir yıldır boyanmayı bekleyen bir tepsi ve bir kutu vardı evde, onları boyadım..


İşte bu tepsim.. Evdeki boyalardan ürettiğim açık mavi bir renge boyadım, üzerine dekopaj uyguladım. Aşağıdaki ise henüz nerede kullanılacağına karar veremediğim kutum..

Kutumu mozaik tekniğiyle süsledim.. Üzerine yapışık olan resimlere dokununca her bir kutucuk kabartmalı olduğundan mozaik yapılmış hissi veriyor.. Gerçi mavisi biraz koyu oldu ve henüz verniklemediğim için biraz mat görünüyor ama işi bitince daha hoş olacak sanırım.

Geçen haftaya ait fazla ayrıntı yok kafamda, hafta içi çok yoğundum, hafta sonu ise gebelik okuluna devam ettim. Geçtiğimiz hafta sonunda babalar da katıldılar bize, bir çocuk psikoloğu, bir çocuk doktoru, bir ürolog, bir yenidoğan hemşiresi ve bir masör ile muhabbet ede ede günü tamamladık.. Oldukça keyifli ve verimliydi..

Kurs çıkışı Kadıköyde gezdik biraz... Çok özlemişim oraları.. Gerçi hafta sonu hava da güzel olunca çok kalabalıktı ama yine de süperdi.. Oğlumun odasına abajur aldık..


Daha önce baktıklarımızı odanın teması bozulmasın diye beğenmemiştik, ama bu çok hoşumuza gitti :-)

Pazar günü bir de oğlumun hatıra defterini kapladım.. Emre doğduktan sonra ziyaretine gelen eş/dost/akraba/arkadaşlarımıza birer satır birşeyler karalayabilecekleri bir defter yapmak istiyordum hep.. Hem doğum hatıralarımızı unutmayız, hem de sonrasında ben devam ederim yazmaya diye.. Evde bir ajanda vardı, aslında ajanda taslağı diyelim, sevgili Elif vermişti geçen yıl, içindeki sayfalar çizgisiz kağıt, dışı ajanda şeklinde bir defterdi.. Evdeki artık bir kumaşla ve silikon tabancam yardımıyla kapladım onu.. Sonra da Kadıköyden aldığım keçe süslerle süsledim.. Çok hoşuma gitti bitirdikten sonra..

Pazartesi ofise geldiğimde ise cuma günü internetten verdiğim siparişim masamdaydı... Bir dönence, iki çift balıklı çorap, bir de Lansinoh..

İşte oğlumun dönencesi.. Işıkları kapatıp, çalıştırınca çok hoş duruyor.. Buradan Stork marka, uzaktan kumandalısından aldım ve çok da uygundu fiyatlar..

Perşembe günü doktora gidicez, kontrolümüz var.. 32 haftanın içindeyiz, oğlumun hareketleri çok değişti, çok kuvvetlendi maşallah.. Önceki gün ilk kez yaptığı bir hareketle canımı acıttı.. Ama çok büyülü bir his onu hissetmek.. Öyle ki babası da keşfetti bu büyüyü sanırım, geceleri ben daha erken yattığım için o yatağa geldiğinde çoktan dalmış oluyorum ama o oğluyla oynaşıyor ben uyurken.. Hele Pazar sabahı uyandığımda neredeyse muhabbet etme kıvamına gelmişlerdi :-) Pazartesi dedi ki, eğer Emre doğduktan sonra da geceleri böyle olursa yanmışız biz :-))) Kimse kolay olacağını söylemiyor tabi.. Çekilecek tüm sıkıntılar, uykusuz tüm geceler için gönüllüyüz...Yeterki sağlıkla, sıhhatle kucağımıza alalım paşamızı..

İzne çıkmama 6 hafta kaldı.. Nisanın ilk haftası da çalışıp sonra doğuma 3 hafta kala izne çıkmak istiyorum hayırlısıyla.. Bakalım zaman ne gösterecek.. Öyle sabırsızım ki, yüreğimin pırpırlarını tarif etmeme imkan yok sanırım. Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş derler ya, bana da öyle geliyor ki, şairin dediği gibi en güzel çocuk henüz doğmadı, doğduğunda hepimizin nefesini kesecek güzellikte olacak ve bu mucizeye inanamayacağız..

En güzel günlerimizi henüz yaşamadık.. Ama az kaldı.. Çok az...

3 yorum:

Lezzet Aşkı dedi ki...

Oh be arkadaşım gözüm yollarda kalmıştı hoşgeldin tekrar...Yaptığın tepsiyle sandığa bayıldım. emrenin odasına aldığınız abaju nasıl da denk gelmiş. Sanki oda takımına aitmiş gibi :)

Demek 32 hafta bitti ha! O kadar oldumu yahu...Bize göre çabuk geçiyor da sana zor geçiyordur zaman...Tabi ki her bebek bir mucizedir...Ama en çok ailesi için...Yaşayan anlar en çok...Öpüyorum Emre' yi ve seni...

gezicini dedi ki...

senden haber gelmesi ne güzel.. defterine de bayıldım..
sevgiler
gorki

Adsız dedi ki...

Blogunuz hoş olmuş.Bu dönence pille mi çalışıyor.Fonksiyonel mi.Sadece ışığı çalıştılabiliyormu mesela gece lambası niyetine,sesi nasıl acaba, bilgi verirseniz sevinirim.Şule