06 Şubat 2008

Oku-Yorum

Bugünlerde ciddi bir okuma potansiyeli içindeyim. Gerçi okuyamayıp bıraktığım bir kitaba da denk geldim kısa bir süre önce ama, bunun nedeni olarak malum durumumu bahane gösterebilirim sanırım.

Şöyle ki, ben hayatım boyunca çok nadir kitabı okumaya başladıktan sonra yarım bırakmışımdır.. Mesela üniversitede iken Anna Karanina ‘yı kütüphaneden tam beş kez süre uzatımı yaparak alıkoymuş ama bitirememiştim.. Gerçi nedenini tam hatırlayamıyorum. Genel olarak hayatıma baktığımda bazı kısa dönemlerde hiçbir şey okuyamayacak moda olduğum olur. O dönemlerde dergi bile okumam.. Neyse ki bu dönemler çok kısa sürer ve hemen ardından normal seyrine girer okuma alışkanlığım. Bilmem Anna Karanina yı niye okuyamadım o zaman? Gerçi sonradan okudum onu.. Sorun olmamıştı..

Şimdi elimden bırakmak durumunda olduğum kitap ise Gogol’un Ölü Canlar isimli eseri..



Kitapta tek hayali zengin bir çiftlik sahibi olmak olan Pavel İvanoviç Çiçikov’un, gittiği bir kentteki soylu çiftlik sahiplerini kandırarak ölü köleleri satın almasını ve bu yolla devleti kandırmasını anlatıyor genel olarak. Sanırım hamileliğin getirdiği bir huysuzlukla okuyamadım bu kitabı, aslında kitabın kendisinden çok konusu ağır geldi..

Ölü Canlar’dan hemen sonra “Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler” isimli başucu kitabımı aldım.


Gerçi bu kitap öyle oku-bitir-rafa kaldır türden bir kitap değil. Merak ettikçe, zamanı geldikçe okuyup duruyorum… Kafamda oluşan soru işaretlerine oldukça net yanıtlar alabiliyorum böylece..

1 ay kadar önce ise Elif Şafak’ın Siyah Süt isimli kitabını aldım.


Tam manasıyla yalayıp yuttum diyebilirim. Tabi bu kitabı okumanın tam zamanıydı gerçi ama yine de oldukça sürükleyici bir eserdi..

Şimdi ise Honore De Balzac’ın Vadideki Zambak isimli klasiğini okuyorum.


Oldukça akıcı ve tam da benim sevdiğim gibi uzun uzun durum ve çevre tasfirlerine yer verilmiş bir aşk romanı.. Aristokrat bir ailenin küçük oğlu Felix de Vandennesse, ailesinin sıcak sevgisinden ,ilgisinden yoksun, otoriter bir ortamda yetişmiş çalışkan bir çocuktur ve bir parti de gördüğü tanımadığı bir kadına aşık olur...... diye devam ediyor konusu.. İçinizi ısıtacak bir aşk klasiği arıyorsanız tavsiye ederim...

4 yorum:

gezicini dedi ki...

bebeğinizi beklerken sizi neler bekler benim de aldığım bir kitap. seri daha sonra bebeğinizin ilk yılında sizi neler bekler ile devam ediyor. gayet faydalı buldum ben.
ama Elif Şafak? hayır, bu kitap bence rahatsız edici. kimbilir, herkesin tecrübeleri farklıdır.
sevgiler
gorki

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

:-) Bence simdi bol bol oku bence de. Yukaridaki ticker'a gore 80 gun sonra hayatin boyunca en okuyamayacagin doneme gireceksin. :-)))

Bebeginizi beklerken sizi neler bekler gercekten bir basucu kitabi. 3 kitaplik bir seri aslinda. Diger iki kitabi da tavsiye ederim. Bebeginizin ilk yilinda sizleri neler bekler kitabini da simdiden alip ilk ayi okumani tavsiye ederim.

Siyah Sut hakkinda cok kotu yorumlar okudum, 2 aydir yatak odamda duruyor, basliyamiyorum. Ama bu duydugum 2. iyi yorum oldu bu hafta... sanirim basliyacagim.
Sevgiler

mesecina dedi ki...

siyah süt'ü mü yalayıp yuttun? Ben kitabı okurken yarısında bir kenara bırakmamak için cebelleştim resmen. zevkler ve renkler diyelim...:)

Lezzet Aşkı dedi ki...

İyi okumalar arkadaşım. Öpüyorum bebişkoyu ve seni :)