01 Nisan 2011

İdam Cezasını Destekliyorum !!!

Çocuklara tecavüz eden herkes çocukluğunda tecavüze uğramıştır. Çocuğunu döven herkes çocukluğunda dövülmüştür. Çocuklarına şiddet uygulayan bütün anne babalar muhakkak benzer bir çocukluk geçirmiştir. Bu çarkı bir yerde durdurmak mümkün değil mi? Barajlar, nükleer santrallar, dev binalar, otoyollar, metrolar yapılırken bütün bunları kullanacak insanların ruh sağlığı için doğru dürüst hiçbir projenin olmayışı?

Ensestin, çocuk tecavüzlerinin adını ağzına almayınca ortadan yok olacağını zannedenler, hiç değilse kendi çocukları için korkmalılar. Bir toplumun ruh sağlığı tam belinden çatırdadığı için önce kadınlar ve çocukların katledildiğini görmeliler.

Ece Temelkuran çok güzel yazmış, taının tamamı şurada..

Kendi adıma tek bir şey söylemek istiyorum, İDAM CEZASINI DESTEKLİYORUM..

-------------------------------------------------

Yalan; İnşaat boşluklarına müdavim adamın cebindeki bir avuç şekerdi

Bir eli ile sıkı sıkıya tutmuş
neye malolduğunu bilmediği şekerlerini
diğer eli ile örtmüş
çamura batmış etekliğini
Bu yüzden
asla şeker vermez bayramda
kapısını çalan çocuklara
ve gözleri yaşla dolar
nerde görse sıvasız bir bina..

1MK isimli sitedeki "Çocuk İstismarı" konulu kampanyada yayınlanmış olan bu şiiri sahibinin adı kendi isteği üzerine bende saklı kalmak şartıyla, özel izin ile yayınlıyorum..

5 yorum:

Zeynep dedi ki...

Ah Filiz, ne güzel alıntılar yapmışsın. Konu derin, düşündükçe artan öfkemiz çok büyük.. O öfkeden de korkuyorum bazen ben biliyor musun?

sule_bilge dedi ki...

çok üzgünüm

Mastika Mastika dedi ki...

idam cezası dediğiniz şeyin ne olduğunun tam olarak farkında mısınız? çocuğunuzun sadece yanlış işleyen adalet sistemi, ya da bulguların yanlış değerlendirilmesi sonucu idama gidebileceğini düşünüyor musunuz? dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir zaman diliminde kimsenin adaletsizliğe uğramadığını düşünüyor olmalısınız ki idam cezasını destekleyebiliyorsunuz... bugün idamın önünü açarsanız 10 yıl sonra belki 100lerce kişi ölmüş olacak ve bunlardan 1 ya da 2 si yanlış zamanda yanlış yerde olduğu için suç üstüne kalacak ama anne-babaları bugünden eğitirseniz 10 yıl sonra tecavüzün dayağın sayısı inanılmaz düşüşler yaşayacak. ece temelkuran aynı fikirde de olsa karşıt fikirde de olsa insan yaşamının değerli olduğuna inananlardandır. yazısının anafikrini kaçırmış olabilir misiniz acaba?

Aklımdakiler... dedi ki...

Kanun koyucunun koyduğu yasalar ve cezalar sadece suç işlendikten sonra suçlunun cezalandırılmasını hedef almazlar. Aynı zamanda caydırıcılık niteliği taşırlar ki, bu bile yeterinde suçun işlenmemesi anlamına gelir. Ama yine de suç işlendiyse yazdıklarınızın tersine insan hayatına değer verdiğim için bunun gerekliliğine inanıyorum ben. Bir de anne-babaları bugünden eğitirseniz demişsiniz ya işte bugün Türkiyesinde asıl hayal budur bence.. Şunu kabul etmeliyiz ki dayak ve tecavüz bu ülkenin gerçeğidir ve şu an doğrmuş olan insanlar bunun "eğitimle" azaldığını göremezler kanımca.. Ayrıca İdam cezasını destekliyorum demeden önce zaten "kendi adıma diye girmişim cümleye, yani bu fikrimin Ece Temelkuran'ın yazısıyla ya da onun görüşüyle bir alakası yoktur. Bence siz benim demek istediklerimi kaçırmışsınız..

Süpersonik dedi ki...

idam demek bataklığın etrafında dolanan, mikrop saçan sinekleri, böcekleri tek tek öldürmek demektir ama bataklığın hala orada olmasıdır. eğitimle bataklığı kurutursunuz, gelecek için önleminizi alırsınız.
bu kadar ağır bir ceza içinse çok gelişmiş bir adalet sistemine sahip olmanız gerekir.
daha adli tıp güvenilirliğini bu derece yitirmişken-umarım hatırlıyorsunuzdur basının yoğun ilgisinin olduğu olaylarda bile gerçekleşen skandalları- çocuğunuzun devlet eliyle cinayete kurban gitmesi(yani idam edilmesi) sadece yanlış zamanda yanlış yerde olmasına bakar.
eğer caydırıcılıksa amacınız şunu söyleyeyim; suçu işleyecek olan kişinin kafasında şu anda olan şey "5 yıl yerim 3 ayda çıkarım".
bu 3 ayda da sadece özgürlük kısıtlaması var şu anki sistemle, düzgün bir rehabilite söz konusu değil. bir cezanın caydırıcı olabilmesi için büyüklüğü değil uygulanılırlığı göz önünde bulundurulmalıdır öncelikle.
idam cezasını bir kez adalet sistemimize soktuğumuzda tedavi edilmeyen kanserli hücre gibi oradan oraya yayılacak; üçüncü kişiyi bile ilgilendirmeyen, eşlerin kendi arasında çözmesi gereken bir konu olan aldatma gibi, mali suçlarla devam eder, çok geniş kapsamlı maddelerimiz var hala, onlara da sirayet eder, bir gün bir yerde kendinizi ne olduğunu anlamadan -haklı olsanız bile- zehirli iğneyi yerken görürsünüz. şu anda doğanlar belki görmez ama sonunda olacak olan budur.